GANA VİZESİ

GANA VİZESİ

 

GANA VİZE İSİYOR MU? GANA’YA VİZE VAR MI?


Gana’ya seyahat gerçekleştirmek isteyen; Bordo (Umuma Mahsus), Yeşil (Hususi), Gri (Hizmet) pasaport sahibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, seyahatleri öncesinde Gana vizesi almaları gerekmektedir. Ancak Diplomatik (Siyah) pasaporta sahip Türk vatandaşları en fazla 90 günü geçmemek şartıyla vize muafiyetine sahiptirler.

 

GANA VİZESİ TÜRLERİ NELERDİR? GANA VİZE ÇEŞİTLERİ


Ticari Vize,

Turistik Vize,

Aile, Arkadaş Ziyaret Amaçlı Vize,

Çalışma Vizesi,

Transit Vize

 

GANA VİZESİ İSTENİLEN EVRAKLAR

 

Ticari Vize Almak İçin İstenilen Belgeler:

  • Pasaport ve Fotokopisi

  • 4 Adet Fotoğraf. Gana Vizesi Fotoğraf ölçüsü 35×45 mmSarı

  • Humma Aşı Kartı veya Fotokopisi

  • Şirket Evrakları (Vergi levhası, İmza Sirküsü, Ticari Gazete)

  • Dilekçe

  • Seyahat Sağlık Sigortası

  • Davetiye, Davet eden firmanın evrakları(Commerce Of Bussines, Tax Clearance yanı Faliyet belgesi ve vergi levhası)

  • Maaş Bodrosu

  • SGK Dökümü

  • Banka Hesap özeti

  • Otel ve Uçak rezarvasyonu

 

Turistik Vize Almak için İstenilen Belgeler

  • Pasaport ve Fotokopisi

  • 4 Adet Fotoğraf. Gana Vizesi Fotoğraf ölçüsü 35×45 mmSarı

  • Humma Aşı Kartı veya Fotokopisi

  • Dilekçe

  • Seyahat Sağlık Sigortası

  • SGK Dökümü

  • Banka Hesap özeti

  • Otel ve Uçak rezarvasyonu

 

GANA VİZESİ KAÇ GÜNDE SONUÇLANIR


Gana vizesi işlem süresi 5-7 iş günü için de sonuçlanır.

 

EXPRES ACİL VİZE ALMAK İSTEYENLERİN VİZESİ 2 GÜNDE SONUÇLANIR. VİZE ÜCRETİ İKİ KATI OLARAK ALINIR.

 

GANA VİZE ÜCRETİ/ GANA VİZE TARİFESİ

 

Gana Ticari Vize Ücreti

Gana Turist Vize Ücreti

1 Aylık Ticari Vize Ücreti 130 Euro

3 Aylık Ticari Vize Ücreti 150 Euro

6 Aylık Ticari Vize Ücreti 200 Euro

1 Yıllık Turist Vize Ücreti 130 Euro

1 Aylık Turist Vize Ücreti 130 Euro

3 Aylık Turist Vize Ücreti 150 Euro

6 Aylık Turistik Vize Ücreti 200 Euro

1 Yıllık Turist Vize Ücreti 250 Euro

 

NOT: Elçiliğe Ödenen Vize Ücretleri Asla Geri Ödenmemektedir.

 

Gana’nın Vize İstediği/İstemediği Ülkeler


Gana’yı seyahat etmek isteyenler vizeden muaf ülkeden gelmedikleri müddetçe vize almaları gerekmektedir.

Gana’nın en fazla 90 gün Muafiyet Sağladığı Ülkeler;

Benin, Burkina Faso, Yeşil Burun Adaları, Fildişi Sahili, Gambiya, Gine, Gine-Bissau, Kenya, Liberya, Mali, Nijer, Nijerya, Senegal, Sierra Leone, Singapur, Esvatini, Togo

Gana’ya varışta 30 gün maksimum kalış süreli vize alabilen ülkeler;

Lesotho, Malavi, Tanzanya, Trinidad ve TobagoUgandaZimbabve

 

Gana 

Gana ya da resmî adı ile Gana Cumhuriyeti, Afrika kıtasının batısında yer alan bir ülkedir. Ülkenin komşularını Fildişi Sahili, Burkina Faso ve Togo oluştururken, güneyinde Gine Körfezi (Atlas Okyanusu) yer almaktadır. Ülke sınırları içerisinde yer alan zengin maden yataklarının en önemli parçasını oluşturan maden olan altın nedeniyle eski koloni sahibi Birleşik Krallık ülkeye koloni döneminde Altın Sahili ismini vermiştir. Ülkenin en büyük şehri ve başkenti Accra‘dır.

 

İsim[değiştir | kaynağı değiştir]

Ülkeye verilen Gana ismi ile Batı Afrika’da kanıtlanabilen ilk büyük imparatorluk olan Gana İmparatorluğu‘na atıfta bulunulmuştur. İlk Arap tüccarların 9. yüzyıldaki yazışmalarında söz edilen ve o dönem sadece kuzey Afrikalı tüccarlardan tarafından bu ismi ile anılan imparatorluğa, kendi halkı Wagadu ya da Ta’rikh al-Sudan demekteydi.[3]

 

Coğrafya[değiştir | kaynağı değiştir]

Gana genel olarak alçak bir coğrafyaya sahip olmakta olup, sadece belli yerlerde 900 m çıkan yükseltiler görülebilmektedir. Ülke topraklarının neredeyse yarısı 150 m altında bir yükseltide yer almaktadır. Ülkenin toplamda var olan 2.094 km’lik sınırın 549 km’si Burkina Faso, 668 km’si Fildişi Sahili ve 877 km’si Togo ile oluşurken, ülkenin ayrıca 539 km sahil şeridi bulunmaktadır.

Coğrafi açıdan sahil şeridi bölgesi, yağmur ormanları bölgesi ve savan bölgesi olarak üç bölüme ayrılan ülkede yüzey yapısı bakımından da beş doğal alana ayrılmaktadır. Bu alanlar alçak ovalar, Aschanti yüksek arazileri, Akwapim-Togo Sıradağı, Volta Havzası ve yüksek ovalardır. Ülkenin sahil kesiminde var olan ve geniş kumsallara ve Mangrov alanlarına sahip alçak ovalar, batıya doğru ilerledikçe yerini deniz seviyesinden 450 m yükseltiye kadar çıkan Aschanti yüksek arazilerine bırakmaktadır. Yüksek arazilerin doğu bölgesinde başlayan Volta Havzası sahip olduğu 87.000 km² alan ile ülke içerisindeki en büyük doğal alanı oluşturmaktadır. Ülkenin kuzey bölgelerinde yer alan yüksek ovalar ile de Gana içerisindeki doğal alanlar sona ermektedir. Ülkenin güney bölgesinde başkent Accra’dan başlayarak Togo’ya kadar uzanan Akwapim-Togo Sıradağları üzerinde ülkenin en yüksek noktaları yer almakta olup, dağ tepelerinde ve yamaçlarında sık yağmur ormanları bulunmaktadır.

Gana topraklarının üçte ikisi yani %66’sına tekabül eden 158.000 km² bir alan Volta Nehri kaynağından beslenmektedir. Nehrin alt kısımlarında yapay olarak dünya üzerindeki yüzeysel olarak en büyük su birikintisi ile Akosombo Barajı oluşturulmuştur. Ülke genelinde ayrıca Aschanti bölgesinde kaynağı çıkan ve Atlas Okyanusu’na dökülen birçok nehir bulunmaktadır.

 

İklim[değiştir | kaynağı değiştir]

Gana tropikal iklime sahip bir ülke olup, mevsimsel geçişler yaşamamaktadır. Ülkede mevsimlerden ziyade yağışlı ve kurak günler görülmektedir. Gece ve gündüz sürelerinin neredeyse eşit olduğu Gana’da iklim güneyde daha nemli, yağışlı ve buna bağlı olarak yağmur ormanların sık görüldüğü, kuzeyde ise daha kurak ve yağışsız bölümlerde tropik yağmur ormanları ile kuru çöller arasındaki geçiş bölgesinde yer alan geniş çayırlar yer almaktadır. Ülkenin kuzeydoğu bölgesinden esen Harmattan rüzgarları, Kasım ile Şubat ayları arasında yaşanan kurak dönemin yaşanmasına neden olmaktadır. Yağışların bol olduğu yağmur dönemlerine Batı Afrika Monsun sistemi neden olmaktadır. Ülke genelinde en çok yağışların gerçekleştiği en dış güneybatı bölgesindeki sahil kesiminde yıllık ortalama 2.000 mm üzerinde yağış gerçekleşmektedir. Bu oran kuzey bölgelerde 1.000 mm civarında seyrederken, batı kıyı bölgelerde ve özellikle Aksim şehrinde 2.200 mm’ye varan yıllık yağış ortalamaları görülmektedir. Başkent Accra’da bu oran 800 mm dolaylarındadır. Güneybatı bölgelerinin nemli ve ıslak olması her daim yeşil yağmur ormanların varlığına sebep olmakta ve bu alanda tropikal ormanlara geçiş görülmektedir.

 

Dağlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Togo ve Benin‘de yer alan Atakora Sıradağı‘nın dağlık ve tepelik eteklerinden oluşan Akwapim-Togo Sıradağı Accra’dan başlayarak Togo sınırı boyunca ilerleyerek sınırı geçerek Togo’da devam etmektedir. Bu bölgelerde çok sık olarak şelalere rastlanmaktadır. Volkanik bir geçmişe sahip dağların tepelerinde ve yamaçlarında sık yağmur ormanları bulunmaktadır.

Ülkenin en yüksek noktasını 885 m ile Togo sınırında bulunan Liati Wote köyü yakınındaki Afadjato Dağı oluştururken, en yüksek ikinci dağı ise yine Togo sınırına yakın bir konumda bulunan ve 876 m’lik bir yükseltiye sahip olan Dzebobo Dağı oluşturmaktadır. Her iki dağda Akwapim-Togo Sıradağlarının bir parçası olurken, sıradağlara ismini veren Akwapim Dağı ise ülke içerisindeki en yüksek dördüncü dağ konumundadır.

 

Akarsu ve göller[değiştir | kaynağı değiştir]

Bosumtvi Gölü

Volta baraj gölü kapladığı 8.502 km² bir alan ile ülkenin merkezinde yer almaktadır. Siyah Volta, Beyaz Volta, Afram, Daka ve Oti nehirlerinden beslenen baraj, oluşturulan Akosombo barajı ile meydana getirilmiştir.

Ülkede bir milyonluk bir geçmişe sahip olduğu tahmin edilen ve bir meteorun düşmesi sonucu oluştuğu düşünülen ve herhangi bir su kaynağının giriş ya da çıkış yapmadığı Bosumtvi Gölü Ashanti bölgesinin merkez şehri Kumasi‘nin 32 km uzağında bulunmakta ve ülkenin önemli turistik merkezlerinden biri olmasının yanı sıra dini açıdan da halk arasında önemli bir konuma sahiptir.[4][5]

Ülkede ayrıca Pra, Bia, Ankobra ve Tano nehri gibi Atlas Okyanusu’na dökülen daha küçük nehirlerde bulunmaktadır.

 

Bitki örtüsü ve yaban hayat[değiştir | kaynağı değiştir]

Baobab ağacı

Ülke genelinde çok sayıda bitki ve hayvan çeşidi bulunmaktadır. Özellikle tropikal yağmur ormanları biyo çeşitliliğe neden olmaktadır. Ancak son yıllarda tahrip edilen yağmur ormanları 20. yüzyılda 85.000 km² bir alanı kaplayan bir konumda bulunurken, bu oran bu yüzyıl içerisinde yarıdan da fazla azalarak 40.000 km² ‘ye kadar düşmüştür. Ülke genelinde yıllık olarak %1,7 düzeyinde orman kaybı yaşanmaktadır.

Her daim yeşil bir renge sahip olan yağmur ormanları 50 m yüksekliğe, 3 m kalınlığa varabilen ve 300 yılı bulabilen ağaçlar ile kaplı bir konumdadır. Meliaceae, Azobé, Sapeli (Entandrophragma cylindricum), Khaya ağaçları bu bölümlerde büyük çoğunluğu oluştururken ayrıca incir, epifit, salepgiller, cola ve Hevea brasiliensis ağacı ve bitkileri de yoğun olarak bulunmaktadır. Bunların haricinde ülkede 1.200’den fazla palmiye ağacı çeşidi gözlenmektedir.

Özellikle orman alanlarının yok edildiği arazilerde de ananas, muz, plantein, avokado, papaya, Psidium guajava, portakal, narenciye, Vanilla planifolia, hibiscus, ateş ağacı ve küpe çiçeği gibi meyve ve çiçek bitkileri ekilmektedir.

Savan bölgelerinde ise genellikle tek başına bulunan Baobab ağaçları gözlemlenmekte olup, sahil kesimlerinde Mangrov ormanları ile birlikte çok sayıda palmiye ağaçları görülmektedir.

Ülkedeki yaban hayat ise çok fazla çeşitlilik arz etmektedir. Ülke sınırları içerisinde papağan, boynuzgaga, kartal, ağaçkakan, beçtavuğu ve güvercin gibi tropikal kuş çeşitlerinin yanı sıra çok sayıda göçmen kuş sürüleri de bu topraklarda gözlemlenebilmektedir. Nehir kıyılarında ve sulak alanlarda da birçok su kuşu çeşitleri bulunmaktadır.

Gana’da birçok memeli hayvan yaşamını sürdürmektedir. Aslan, leopar, fil, misk kedisi, bizon, su aygırı, düğmeli domuz ve birçok antilop çeşidi özellikle savan bölgesinde görülmektedir. Ayrıca şempanze, birçok makak çeşidi ve babun gibi maymun türleri de sıklıkla gözlemlenebilmektedir.

Sürüngenlerden gekogiller, kertenkele, iguana, varan ve timsah yabah hayatta yer alırken, böcek ailesinden sığır sineği, çeçe sineği, anofel görülmektedir. Ülkede ayrıca çok sık olarak termitlerin oluşturduğu termit tepelerine rastlanmaktadır.

Gana’nın Atlas Okyanusu kıyıları dünyanın en zengin deniz canlısı türlerinin bulunduğu noktalardan birini oluşturmaktadır.

 

Nüfus[değiştir | kaynağı değiştir]

Gana çok uluslu bir devlet yapısına sahiptir. Ülkede birçok etnik grup yer almaktadır. Bu etnik grupların toplulukları birkaç yüz bin ile birkaç milyon arasında değişmektedir. Önceki yıllara oranla farklı etnik gruplar arasında yaşanan evliliklerde artış gözlenmektede, bu evlilikler ile etnik gruplar arasındaki farklılıkları belirsizleştirmektedir. Bu durum nedeniyle etnik gruplarının ülke içerisindeki toplam nüfusunu belirlemeyi zorlaştırmakta, bu nedenle de birçok farklı kaynakta farklı veriler elde edilebilmektedir.

Oran[2]Etnik grup

44,0 %Akan

16,0 %Dagomba

13,0 %Eve

8,0 %Ga

3,0 %Gurma

14,5 %diğer Gana etnik grupları

1,5 %diğer

Ülke içerisindeki çoğunluğu oluşturan en önemli etnik grup %47 ile Akanlar’dır. Bunun haricinde Dagombalar, Eveler, Galar ve Gurmalar diğer etnik grupları oluşturmaktadır. Gana’da var olan topluluğun %14,5 gibi bir oranını 100’ün üzerinde farklı etnik grup paylaşmaktadır. nüfusun Ülkede var olan %1.5 diğer toplulukları ise Avrupalılar ile birlikte Çinliler ve Lübnanlılar oluşturmaktadır.

Gana orta genç bir nüfusa sahip olup, 2018 tahmini verilerine göre %56,44’ü 0-24 yaş aralığındadır. Ülkenin diğer Afrika ülkelerindeki ortalamaya göre yüksek bir oran ile %4,30’u 65 yaş ve üzerindedir.[2]

0-14 yaş: %38.2 (erkek 5,344,146/kadın 5,286,383)
15-24 yaş: %18.66 (erkek 5,286,383/kadın 2,629,660)
25-54 yaş: %34.05 (erkek 4,663,234/kadın 4,950,888)
55-64 yaş: %4.91 (erkek 690,327/kadın 727,957)
65 yaş ve üzeri: %4.19 (erkek 557,155/kadın 652,331)

Şehirde yaşayanların oranı 2019 verilerine göre %56,7 olan ülkede, nüfusun yıllık artış oranı 2016 tahmini verilerine göre %2,16 düzeyindedir.[2]

 

Dil[değiştir | kaynağı değiştir]

Ülkede var olan 79 farklı dil ile dil çeşitliliği yüksek düzeydedir. Ülkenin resmî dili İngilizce‘dir. Ülkede resmî dilin haricinde en çok konuşulan yerel dil Akan dilidir. Nüfusun %80’i bu dili konuşup anlayabilmektedir. Gana’da birçok çocuk okul çağına gelene kadar birden fazla dil öğrenebilmektedir. Bu dillere okul çağında resmî dil olan İngilizce ve/veya en çok konuşulan yerel dil olan Akan eklenmektedir. Gana’da günümüzde pek çok dil konuşan nüfusun büyükşehirlere göç, etnik gruplar arasında yapılan evlilik sonucu birçok dilin birbiri ile karışması gibi nedenlerle azalması ile birlikte yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır.

Ülkede son yıllarda Fransızcada önem kazanmaktadır. Hükûmet tarafından atılan adımlar ile Fransızcanın özellikle eğitim alanında yaygınlaştırılma çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Ülke ayrıca 2006 yılında bu yana Frankofon birliği ortak üyesi konumundadır.[6]

DilKonuşan kişi

Akan8.300.000

Eve2.250.000

Abron1.050.000

Farefare820.000

Dagbani800.000

Dangme800.000

Ga600.000

Konkomba500.000

Hausa202.000

 

Din[değiştir | kaynağı değiştir]

Ülke genelinde hakim olan din Hristiyan dini olup, nüfusun %71,2’si hristiyan inancına göre yaşamaktadır. Hristiyan dini içerisindeki mezhep dağılımda ise nüfusun %28,3’ü Pentacosizm, %18,4’ü Protestan, %13,1 katolik, %11,4’ü ise diğer hristiyan mezheplerine göre inançlarını yaşamaktadırlar. Ülkede İslamiyeti din olarak benimseyen ve bu doğrultuda inançlarını uygulayan nüfusun oranı %17,6 düzeyindedir. Gana’da ayrıca %5,2 yerel Afrika dinlerine, %0,8 ise de diğer dinlere inanan topluluk yaşamaktadır. 2010 verilerine göre nüfusun %5,2’si de herhangi bir dine mensup olmadığını ifade etmektedir.[2]

 

Sosyal durum[değiştir | kaynağı değiştir]

 

Sağlık[değiştir | kaynağı değiştir]

Ülke genelinde sağlık sistemi iki şekilde ilerletilmektedir. Gana devletinin uluslararası yardım kuruluşlarından elde ettiği sağlık hizmetlerinin yanı sıra ülke içerisinde geleneksel yerel yöntemler ile sağlık hizmeti verilmektedir. Son yıllarda yapılan yatırımlar ve iyileştirilen sağlık hizmetleri ile doğumda yaşanan bebek ölümlerinde azalma yaşanmış, anne adaylarının daha sağlık beslenmesine yönelik adımlar atılmış ve nüfusun %80’ini karşılayacak şekilde aşılama işlemleri gerçekleştirilmiştir. 1980’li yılların sonlarına kadar kayda değer adımların atılmadığı sağlık sisteminde 1992 ve 2002 yılları arasında bütçeden ayrılan %7’lik bir pay ve uluslararası kuruluşların yardımları ile olumlu mesafeler kaydedilmiştir.

Gana genelinde tropikal hastalıklar olan sıtma, kolera, tifo, verem, sarıhumma hastalıkların yanı sıra Hepatit A ve B sık olarak gözlemlenmektedir. Bunların haricinde Şistozomiyaz ve çocuk felci hastalıkları da ülke genelinde yoğun olarak yaşanmaktadır. 1974’te ülke genelinde var olah hastalıkların %75’inin temiz su bulunamamasından dolayı ortaya çıktığı ifade edilmiştir. Ülkede ölümlerin %40’ı sıtma rahatsızlığı nedeniyle yaşanmaktadır.[7]

2007 verilerine göre ülke genelinde HIV virüsü taşıyıcı yetişkin oranı %1,7 seviyesindedir.

 

Eğitim[değiştir | kaynağı değiştir]

Ülkenin bağımsızlığını kazandığı 1957 yılından bu yana Gana’da altı yaşından itibaren çocukların dokuz yıl okula gitme zorunluluğu bulunmaktadır. İlk dönemlerde koloni sahibi Birleşik Krallık’ın eğitim sisteminin uygulanmaya çalışıldığı ülkede, sistem değişikliği ilk olarak 1986 yılında Jerry Rawlings iktidarında gerçekleştirilmiştir. Bağımsızlığın ilk yıllarda yaklaşık olarak sadece 450.000 çocuğa ilkokula gitme imkânı sağlanırken, bu oran günümüzde hemen hemen her köyün de sisteme dahil edilmesi ile ciddi oranda artış göstermiştir. Öğrenciler altı yıllık ilkokul öğreniminden sonra 3 yıl Junior Secondary School olarak adlandırılan ve zorunlu eğitimin son bölümünü oluşturan okulu ziyaret etmektedirler. Zorunlu eğitim bitiminde dileyen öğrenciler Senior Secondary School ‘a giderek öğrenim hayatlarına devam edebilmektedir.

Ülke genelinde 15 yaşın üzerinde okuma yazma bilenlerin oranı 2010 tahmini verilerine göre %71,5 düzeyindedir. Bu oran sadece erkeklerde %78,3 seviyesinde bulunurken kadınlarda %65,3 ile daha düşük bir orandadır.

Eğitim verileri (2005)

Okuma yazma oranı (2010)% 78,3 Erkek, % 65,3 Kadın

İlkokula gitme oranı% 65 Erkek, % 65 Kız

Zorunlu eğitim sonrası devam etme oranı% 39 Erkek, % 35 Kız

Ortalama eğitim yılı (2007)9 Yıl

Tarih[değiştir | kaynağı değiştir]

Günümüzde Gana’nın varlığını sürdürdüğü topraklara insanlar ilk olarak 150.000 ila 200.000 yıl önce gelmişlerdir. O dönemki iklimi günümüz iklimi ile aynı olduğundan tarım ve hayvancılık için şartlar elverişli bir konumdaydı. Sangoan kültürüne mensup toplulukların oluşturduğu bu gruplar 25.000 yıl önce başlayan ve 13.000 yıl öncesine kadar süren şiddetli kuraklık ve buna bağlı olarak tarımsal faaliyetlerin sürdürülememesi nedeniyle bölgeyi terketmişlerdir. Bu tarihten itibaren bölgenin bir daha ne zaman yerleşime sahne olduğundan tam emin olunmamamkla birlikte bulunan en eski kalıtınlar 5.800 yıl öncesine ait çanak çömlek kalıntıları olmuştur.

 

Kolonileşme öncesi dönem[değiştir | kaynağı değiştir]

Ülke tarihindeki büyük krallık ve imparatorluklar günümüzde Gana’nın kuzeyinde bulunan bölgelerde kurulmuştur. 15. yüzyılın başlarında Dagombalar Dagomba Krallığı‘nı, 16. yüzyılda Mamprusiler, 17. yüzyılda de Gonjalar’da kendi krallıklarını bu bölgelerde ilan etmişlerdir. Tüm bu krallıklar kültürel ve yaşam biçimi açısından günümüzde Burkina Faso’da bulunan Mossi etnik grubundan etkilenmiş, oluşturdukları atlı süvariler ile de güvenliklerini sağlamışlardır. Orta Gana’nın yağmur ormanlarına kadar dayandırdıkları sınırlarını, bölgede başta at yetiştiriciliği olmak üzere hayvancılığı ve tarımı etkileyen çeçe sineği varlığı nedeniyle daha da ileriye taşıyamamışlardır.

1200’li yıllara kadar herhangi bir yerleşime sahip olmayan Gana’nın orta bölümleri, bu tarihte kuzeyden daha da aşağılara inerek gelen Akan toplulukları ile birlikte yerleşim almaya başlamıştır. Özellikle 15. yüzyıl sonları ile 16. yüzyıl başlarında hızlı bir göçe sahne olan bölgede birbirinen kopuk Akan toplulukları birleşerek Bono Krallığı gibi krallıklar oluşturmuşlardır. 1680 yılında kurulan Ashanti Krallığı ile birlikte dağınık krallıklara son verilmiş, Ashanti tüm Akan krallıklarını hakimiyeti altına alarak birleştirmiş, bu dönemden sonra da Avrupalılar ile sık sık karşı karşıya gelmiştir.

Ülkenin güney bölgelerinde ise günümüzde de bu bölgelerde yaşayan Fantiler, Galar, Eveler ve diğer küçük etnik gruplar yaşamaktaydı. 15. yüzyıl ile 16. yüzyıl döneminde bu bölgeden yaşayan bu topluluklar, merkezi bir yönetim oluşturamamış ve devlet yapısı oluşturamamamışlardır. Avrupalıların bu bölgeye sahil kesiminden ilk defa giriş yaptıklarında bu küçük gruplar ile karşılaşmışlardır.

 

Avrupalılar ile ilk temas[değiştir | kaynağı değiştir]

Bölgenin kıyı şeritlerinde yaşayan halk çok erken tarihlerde Avrupalılar ile tanışmışlardır. Özellikle 1471 yılından itibaren gelen ilk Avrupalılar olan Portekizli tüccar ve askerlerin bu bölgeye uğramaları Avrupalılar ile olan münasebetleri üst seviyelere çıkarmıştır. Bu bölgeye gelmelerinde sadece 11 yıl sonra 1482’de yerli kabile reisleri ile anlaşarak sahile üs olarak kullanabilecekleri Elmina Kalesi‘ni yapmışlardır. Portekizlilerden sonra bölgeye Danimarka’dan, İsveç’ten, Hollanda’dan, Britanya’dan ve Fransa’dan başta olmak üzere birçok Avrupalı daha gelmiş, yerliler ile anlaşarak kaleler yapmışlar ve zaman içerisinde birbirleriyle mücadele etmişlerdir. Afrika kıtasının hiçbir sahil bölgesinde, Gana’nın bu bölgesinde olduğu kadar sık ve birbirine yakın Avrupalıların oluşturduğu kaleler ve üsler bulunmamaktadır. Bu yakınlık bazı kaleler arasında görüş mesafesi uzaklığında yapılmaktaydı. Bu kaleler Avrupalıların mülkü olarak yapılmamaktaydı, kalelerin yapıldığı alanlar ücreti karşılığı kabile reisi tarafından kiralanmaktaydı. Kaleler o dönem için sömürge düşüncesi ile oluşturulmamış, ticari üs olarak inşa edilmiştir. Avrupalılar ilk yıllarında baharat ve altın madeni ilgisi nedeniyle bu bölgede bulunmuş daha sonraki yıllarda buna özellikle Amerika’ya gönderilme üzerine kurgulanmış köle ticareti de eklenmiştir. Afrikalılar bu ticaret karşılığında silah, mühimmat ve malzeme elde etmekteydi. Avrupalılar ile gerçekleşen bu ilk temaslar daha sonraki yıllarda oluşacak koloni sömürge sisteminden farklı olarak ilerlemekte, Afrikalılar ile Avrupalılar eşit şartlarda ticaret yapmaktaydı. Avrupalılara o dönem verilen kölelerde zengin yerliler tarafından ücreti karşılığı verilmektey ve herhangi bir Avrupalıları zorlamasını ya da baskınını içermemekteydi.

1800’lü yıllara gelindiğinde Britanyalılar ve Hollandalılar diğer Avrupalılara karşı üstünlük kurarak bölgeye daha çok hakim olmaya başlamışlardır.

 

Ashanti Krallığı dönemi[değiştir | kaynağı değiştir]

Ayrıca bakınız: Ashanti Krallığı

1680 yılında dağınık olarak yaşayan Akan krallıklarını tek çatı altında toplayarak oluşturulan Ashanti Krallığı mevcudiyetini 1896 yılına kadar sürdürmüştür.

Sınırlarının büyük bir bölümünü günümüzde var olan Gana devletinin oluşturduğu krallık, bünyesine kattığı ülkelerin iç işlerine pek müdahalede bulunmaması nedeniyle Ashanti Federasyonu olarak da anılmaktadır. Sömürge sisteminin yoğunlaştığı dönemlere kadar özellikle Hollandalılar ile ticari ilişkilerini sorunsuz ilerleten krallık, altın rezervlerinin yoğun olduğu bölgeye İngilizlerin ilgi duyması ile sorunlar yaşamaya başlamış, Afrikalı yerliler ile Avrupalılar arasındaki güvene dayalı eşit ticaret anlayışı yerini askeri alanda daha güçlü olan Avrupalıların ve özellikle İngilizlerin yerel halk üzerindeki baskıcı bir anlayışına bırakmıştı.

19. yüzyıl içerisinde yaşanan dört farklı Ashanti Savaşları ile Ashanti güçleri ile Birleşik Krallık güçleri karşı karşıya gelmiş, bunların sonuncusu olan ve 1894 ile 1896 yılları arasında olanı neticesinde Ashanti Krallığı’nın varlığına son verilmiş ve bölge Birleşik Krallık’ın himayesi altına alınmıştır. Bu son savaş öncesi Ashanti kralı, tahtını kaybetmemek adına İngiliz himayesi altına girmeyi kabul etmiş, ancak İngilizler ilerleyen dönemlerde altın açısından zengin olan bölgenin Fransız ve Alman sömürge yönetimleri tarafından ilhak edilmesi ihtimaline karşı bu öneriyi reddederek ülkenin varlığına tamamen son vererek toprakların tek hakimi olmuştur. Bu olaydan sonra Ashanti Savaşlarının devamı ve beşincisi olarak Altın Taht Savaşı meydana gelmiş, Ashantililerin kutsal olarak gördükleri ve Ashanti kralının oturduğu altın kaplı tahtın İngilizler tarafından talep edilmesi neticesinde Mart 1900 ile Eylül 1900 yılları arasında yaşanmıştır. Yurtdışına sürgüne gönderilmeyen az sayıda Ashantili söz konusu tahttı, İngilizlere teslim etmeyerek sık ormanlık alana saklamış, bu taht ancak 1920 yılında İngilizler tarafından bulunabilmiştir. Birleşik Krallık 1896 yılından bu yana hakim olduğu toprakları 1 Ocak 1902 tarihinden itibaren Altın Sahili sömürgecilik sisteminin bir parçası olarak tam anlamıyla kendi bünyesine dahil etmiştir.

 

Kolonileşmeye giden yol 1821-1900[değiştir | kaynağı değiştir]

19. yüzyılın başında bölgede ticari faaliyetler münasebetiyle üsleri bulunan üç ülke kalmıştı. Britanyalı, Hollandalı ve Danimarkalı tüccarlar Altın Sahil de sahip oldukları şahsi ticari kaleler ile bağlarını bu bölgeden koparmamışlardı. 1821 yılında Britanya hükûmeti önemli bir adım atarak, var olan Britanya kalelerini esnafın ve yerleşimcilerin vazgeçirme çabalarına rağmen bölgeyi Altın Sahil Kolonisi olarak Londra’da bulunan Koloni Bakanlığı na bağlamıştır. 1874 yılında bölge Kraliyet kolonisi olarak ilan edilmiş, Ashanti Krallığı’na da 1902 itibarıyla varlığına son verilerek iç kesimlerdeki Ashanti bölgesi ile kuzey bölgelerde de hakimiyeti ele almış ve koloni Accra’da bulunan vali tarafından yönetilmiştir. Bölgede bulunan tüm kabile liderleri dolaylı yönetim şekli ile valiye bağlanmış, gerçekte kolonileştirilen kıyı şeridi bölgesinde de 29 kişilik yasama konseyi oluşturulmuş, bu konseye de dokuz Afrikalı seçilmiştir.

II.Dünya Savaşı esnasında birçoğu Güneydoğu Asya’da konuşlandırılmak üzere bu bölgeden 40.000 asker Birleşik Krallık adına savaşa katılmıştır.

 

Bağımsızlığa giden yol[değiştir | kaynağı değiştir]

1946 yılında yapılan yeni bir düzenleme ile yasama konseyine Ashanti bölgesi ile kuzey bölgelerin de temsilci göndermesine karar verilmiş ve böylece yerel temsilcilerin temsil alanında güçlenmesine neden olunmuştur.

1947 yılında Kwame Nkrumah önderliğinde kurulan United Gold Coast Convention Party (UGCC) hareketi, bir yıl sonra yaşanan kargaşa ve çatışmalar neticesinde ön plana çıkmış ve Nkrumah’da dahil olmak üzere üst düzey yöneticileri yaşananlardan sorumlu tutularak tutuklanmıştır. Yaşanan bu olay Gana tarihinde önemli bir dönem noktası teşkil etmektedir.

Bundan sonraki iki yıllık süreçte Nkrumah -ki bu dönemde UGCC’den ayrılarak Convention People’s Party (CPP) partisini kurmuştur- ülke genelinde organize ettiği boykotlar ve grevler ile Birleşik Krallık’tan ülkenin kendi kendisini yönetme hakkını talep etmiştir. Nkrumah yaşanan bu olaylar neticesinde 1950 yılında Britanyalılar tarafından tutuklanmıştır. Buna rağmen CPP yapılan ilk seçimlerde büyük bir başarı elde etmiş, bir yıl sonra yapılan ikinci seçimleri de ezici çoğunluk ile kazanmışlardır. Yaşanan bu gelişmeler neticesinde vali Charles Noble Arden-Clarke Nkrumah’ı serbest bırakarak hükumete almak durumunda kalmıştır. 1952 yılının Mart ayında yasama meclisi tarafından yapılan gizli oylama neticesinde Nkrumah Altın Sahil Kraliyet Kolonisinin başbakanı seçilmiştir.

Bağımsızlık[değiştir | kaynağı değiştir]

 

Kwame Nkrumah

6 Mart 1957 tarihinde Britanya Kraliyet kolonisi Altın Sahili ve Britanya Togoland, Gana ismi ile bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Bağımsızlık bildirisinden bir yıl önce 1956 yılında II.Dünya Savaşı neticesinde Birleşik Krallık’ın Almanya’dan aldığı Togoland’dın batı kesiminde gerçekleştirilen referandumda, halkın büyük bir kısmı yeni oluşturulacak bu ülke ile birleşmeyi kabul etmiştir.

Bağımsızlığın 6 Mart olarak belirlenmesi bilinçli olarak gerçekleştirilmiştir. Söz konusu tarihte Fanti Federasyonu Britanya Krallığı ile anlaşma yaparak Britanya hakimiyeti altına girmiş, bu hakimiyet 1901 yılında Ashanti Krallığı’nın ve kuzey bölgelerinin ilhakı ile tamamen kolonileşme ile son bulmuştur.

Afrika kıtasının batı bölgelerinde yer alan ülkeler içerisinde siyahilerin bağımsızlıklarını ilan ettiği ilk ülke olan Gana, bağımsızlık sonrası dönemlerde de Britanya ile bağlarını tamamen koparmamış, aynı şekilde siyahi Afrika’nın İngiliz Milletler Topluluğu‘ndaki ilk ülkesi olarak ortak üye olarak ikili ilişkileri korumuştur.

 

Askeri darbeler[değiştir | kaynağı değiştir]

Ülke bağımsızlığını kazanmasına rağmen kısa süre içerisinde iktidar mücadelelerine sahip olmuştur. Gana’da 1966, 1972, 1978 ve 1979 yıllarında gerçekleştirilen askeri darbeler ile başa gelen ordu mensupları yaşanan sorunlara çözüm de olamamış hatta daha da çözümsüzlük ve sorunlara neden olmuştur. Özellikle 1970’li yıllarda askeri cuntanın Ignatius Kutu Acheampong yönetiminde başta olduğu yıllarda borçlar çoğalmış, kamu düzeni daha da bozulmuş ve yozlaşmıştır.

1985 yılında kısa bir süre için Burkina Faso ile Batı Afrika Birliği adı ile birleşime gidilmiş ancak bu uzun süreli bir birliktelik olmamış, 1987 yılında Burkina Faso’da yaşanan ve Thomas Sankara‘nın öldürülmesi ile sonuçlanan darbe ile bu birliktelik ansızın sona ermiştir.

1992 ve sonrası[değiştir | kaynağı değiştir]

Daha önceki yıllarda darbelerde başrol oynayan ve 1979’da gerçekleştirdiği başarısız darbe girişimi sonrası 1981’deki darbede ülkede iktidarı ele alan Jerry Rawlings demokratikleşme adına adımlar atmış, demokratik bir yeni anayasa çalışması başlatmış, bağımsız seçimlerin önünü açmış ve çok partili sisteme geçişi onaylamıştır. Basın ve fikir özgürlüğü önündeki engelleri kaldıran Rawlings, herkesin yasa önünde eşit olduğunu kabul eden ve BM’nin onayladığı insan hakları maddelerini onaylamıştır. 1981’de elde ettiği makamı 2001 yılına kadar sürdüren Rawlings, 2001 yılında gerçekleştirilen seçimlere yeni anayasa gereği katılamadığı için John Agyekum Kufuor kazanmış ve iktidara gelmiştir. 2004 seçimlerini de kazanan Kufuor, 2008 seçimlerine yasa gereği üçüncü bir başkanlık dönemi için katılamayınca John Atta Mills çoğunluğu elde edene aday çıkmayınca gerçekleştirilen iki turlu seçimde Gana’nın yeni devlet başkanı olmuştur.[8] 2012 yılına kadar bu görevini sürdüren Mills’in Temmuz 2012’de beklenmedik bir şekilde hayatını kaybetmesi neticesinde başkan yardımcılarından John Dramani Mahama bu göreve atanmış, Aralık 2012’de gerçekleştirilen ara seçimler ile de makama resmen seçilmiştir.[9][10]

İdari yapılanma[değiştir | kaynağı değiştir]

GANA VİZE İŞLEM SÜRESİ

5-7
gün

GANA VİZE ÜCRETİ

150 
Euro
Adres:
Karkoç Tur Dan. İç ve Dış Tic. ltd. Şti.
Özevler mh. İvedik cad. Şehit Yavuz Başayar sok. (eski 939.sok) No:9/B 
Yenimahalle/Ankara
info@karkoctur.com.tr
Tel: 0545 571 7 571

© 2021 KARKOC TUR

By KACHOK

  • Heyecan Sosyal Simge
  • Facebook Sosyal Simge
  • Instagram Sosyal Simge
  • youtube
  • https://tr.pinterest.com/karkoctur

0545 571 7 571

info@karkoctur.com.tr